Yunanca ‘baptizo’ dan Türkçe’ye çevrilen vaftiz kelimesinin anlamı suya dalmak, gömülmek, batmak veya yıkanmaktır. Bazı kaynaklara göre; Farsça’dan Türkçe’ye geçen ‘abdest’ sözcüğü ile Yunanca’dan diğer dillere geçen ‘vaptimos’ sözcüğü arasında büyük benzerlik olduğu düşünülür.
Hıristiyanlığa girme alameti ve Hristiyanlığın şartı sayılan yedi merasimden biri olan vaftiz töreni; Ortodokslarda suya batırılarak ya da suya girerek, Katoliklerde üzerine su serperek gerçekleştirilir. Vaftiz töreni Mesih İsa’nın şu buyruğu üzerine uygulanır; İncil'in Matta Bölümüne göre (Matta 28:18-20) “Mesih, dirilişinden sonra ve göğe alınmadan biraz önce şöyle dedi: 'Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.'”
Musevilik’te ve Müslümanlık’ta, bebekler, günahsız saf ve temiz doğarken; Hıristiyan inancına göre, yeni doğan bebek, Adem ile Havva'dan intikal eden ilk günahtan mesul tutulur. Kişi, vaftiz töreni sonrasında yeni hayatına doğmuş, günahlarından arınmış sayılır. Diğer yandan; Hıristiyanlık’taki vaftizin; Museviler’deki yıkanma törenlerine, Müslümanlar’daki abdest ve gusule benzerliği de aşikardır.
Törende bir vaftiz annesi ve babası seçilir, bu kişiler bebeğin ileri yaşlardaki din eğitimini üstlenmiş insanlardır ve gerçek ebeveynler öldüğü takdirde bebeğin bakımından sorumludurlar.
Tören başladığı andan itibaren, bebek, vaftiz annesinin kucağındadır. Yanlarında vaftiz baba, önde papaz, en arkada gerçek ebeveynler durur. İlahiler ve dualar eşliğinde kilisenin mihrap bölümüne doğru yürünür. Daha sonra bebek, ailesi tarafından yıkanmaya hazırlanır ve vaftiz babasının kucağına verilir. Bu sırada, papaz, küvetteki suya dualar okur, daha sonra bebeği alır ve okunmuş suya batırır. Sudan çıkarılan bebeğin alnına kutsal yağ sürülür ve aynı şekilde bebeğin ismi de yine ilahilerle, dualarla bu törende verilir.
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |
 |
| © Öznur Kılıç |