13 Aralık 2010 Pazartesi

KERBELA MATEMİ


Hicri takvime göre her yıl Muharrem ayının onuncu günü Aşura Günü'dür. Aşura kelimesi; bazı kaynaklara göre İbranice aşûr kelimesinden, bazı kaynaklara göre ise Arapça’da on anlamına gelen ‘aşara’ kelimesinden türemiştir. Fakat bu kaynakların birçoğunda Arapça’dan Türkçe’ye geçtiği belirtilmektedir.

Hicri 61 senesinin Muharrem ayının onuncu gününde, yani 10 Ekim 680 tarihinde Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 müslüman ile Emevi halifesi 1.Yezid’in ordusu arasında geçen Kerbela Savaşı sonrasında; savaşan tüm Müslümanlarla birlikte İslam peygamberi Hz.Muhammed’in kızı Fatıma ile peygamberin kuzeni Ali’den olan oğlu İmam Hüseyin’in günlerce aç ve susuz kalarak hayatlarını kaybetmesi üzerine o güne Aşura günü denilmiştir.

Kerbela Savaşı'nın en önemli olaylarından biri de İmam Hüseyin’in altı aylık oğlu Ali Asgar’ın da susuzluktan ölmek üzereyken, okla vurularak öldürülmesidir.

Bu savaşın en önemli sonucu Alevi ve Şii yollarını belirlemesi olmuştur.

Alevi inancına göre; başta İmam Hüseyin olmak üzere oniki imamın acısını anmak için Muharrem ayında matem tutulur. Matem süresince bıçağa el sürülmez, kurban kesilmez, et yenmez ve hiçbir canlıya eziyet edilmez. Bu dönemdeki on iki günlük orucun ardından aşure tatlısı pişirilir ve dağıtılır.

Şii inancına göre; Muharrem ve takip eden Safer ayları matem ayları kabul edilir ve  bu iki ay boyunca düğün ya da eğlence yapılmaz, matem taziyeleri düzenlenir. Muharrem ayının onuncu günü olan Aşura gününde ise tam bir matem merasimi yapılır.

İstanbul’da Kerbela matemi, Halkalı’daki Aşura meydanında, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Şii/Caferi inancını benimseyen insanların, Kerbela Çölü’ndeki acıyı topluca yaşamaları şeklinde gerçekleşir. İmam Hüseyin ve yoldaşlarına ağıtlar yakarlar;  çölde susuz kalan yoldaşlarının anısına, ellerinde boş kaseler taşırlar; İmam Hüseyin'in oğlu Ali Asgar anısına, oyuncak bebek cesetleri ve tabutları taşınır; savaşta tutsak düşenlerin anısına kendilerini zincirlerle kelepçelerler.  
Son olarak Kerbela Olayı’nı anlatan temsili bir tiyatro gösterisi düzenlenir.


© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç

© Öznur Kılıç